Gaziantepli Öğretim Üyeleri Baltalimanı Grubu’nun 356. toplantısı, 17 Nisan 2026 Cuma günü İstanbul Üniversitesi Baltalimanı Sosyal Tesislerinde yapıldı. Gecenin açılış konuşmasını Prof. Dr. Halil Tunalı yaptı. Baltalimanı toplantılarına üçüncü kez konuşmacı olarak konuk olan Ortopedi Uzmanı “2004-2014 Gaziantep Belediye Bşk., Dr. Asım Güzelbey “Emeklilik bir son değildir. Yeni Ufuklar Kayıp Türklerin İzinde’’ başlıklı konuşmasıyla, çeşitli ülkelere yapmış olduğu gezileriyle ilgili görsel ve izlenimlerini sundu.
Kısa biyografasından bölümlerle başlayan Güzelbey; uzun yıllar yoğun bir meslek hayatı sürdürdüğünü, mesleki ve siyasi yaşam günlerinden sonra, ‘’aktif çalışma döneminin ardından hayatımı yeniden şekillendirerek ilgi alanlarına yöneldim. Dünyayı gezmeye, farklı kültürleri keşfetmeye ve hobilerine daha fazla zaman ayırmaya başladım. Sanata olan ilgimle çeşitli ülkelerden tablolar, halılar ve objeler topladım; yaşam alanımı adeta bir müze ve sosyal buluşma noktasına dönüştürdüm. Yemek tutkusunu ise Estonya’da gönüllü aşçılık yaparak farklı bir boyuta taşıdığımı, burada yemek yapmayı hem öğretim hem de öğrendim.
Seyahatlerim beni Avrupa’dan Sibirya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyaya götürdü. Çuvaşistan’dan Litvanya’daki Karayin Türklerine kadar farklı topluluklarla tanıştım, onların kültürlerini yerinde gözlemledim. Ermenistan gibi farklı coğrafyalarda ise hem benzerlikleri hem de farklılıkları deneyimlerimle yaşadım. Bu ülkelerin dışında Asya’nın da çeşitli ülkelerini gezdiğini, bütün bu ülkelerdeki gezilerin de oluşturduğu görselleri hem sunum olarak hem de anlatımlarla bizim ile paylaştı. Tüm bu yolculuklar, benim için sadece bir gezi değil; keşif, öğrenme ve hayatı daha özgür yaşama süreci olarak kabul ediyorum.
Dünyanın dört bir yanında yaptığım yolculuklarda en çok aklımda kalan şey, insanların hikâyeleri oldu. Ermenistan’da Türkçe konuşan bir garsondan Yakutistan’ın dondurucu soğuğunda buzdan yapılmış şehirlere kadar her yer, farklı ama bir o kadar tanıdık duygularla doluydu. Bazen bir restoranda, bazen bir hastanede ya da bir sokak arasında, insanın insana olan merakı hiç değişmiyor.
Sibirya’dan Nepal’e, Ukrayna’dan Güney Amerika’ya uzanan bu yolculuklarda gördüğüm en net şey şu: Coğrafyalar değişse de insanlık aynı. Kimi yerde zorluk, kimi yerde sıcak bir tebessüm… Ama her yerde anlatılacak bir hikâye var. Belki de seyahat etmenin en güzel yanı tam olarak bu. ’’ Açıklamaların ardında geç alkışlar arasında son buldu.

