Bugün
"Eğitimde başarısızlığı kabullendik’’
1950’lı Yılarda Nasıldık
Gaziantep’in Lise mezunlarının Üniversiteye giriş imtihanlarındaki bu günkü oldukça başarısız durumunun nedenleri hakkında, eski bir Gaziantepli olarak birkaç cümle ile ben de görüşlerimi belirtmek isterim:
Benim ilkokul, ortaokul ve Liseyi okuduğum 1950 li yıllarda Gaziantep, “Güneyin Paris’i” diye adlandırılırdı. Çünkü o yıllarda İlkokul, Ortaokul ve Lise öğrencileri çok çalışkandı, çok değerli ünlü öğretmenlerimiz vardı. Lisemizde, halen rahmetli olan ünlü Matematik hocamız Fazıl Arısoy vardı. Matematik dehası gibiydi. Bütün dersler önemliydi (bu gün de önemlidir tabi).İsimlerini unutamadığımız değerli Lise öğretmenlerimizden diğer bazılarını hemen saymak istiyorum: Türkçe ( Adil Dai), Edebiyat (Celile Göğüş ) , Matematik ( Baki Nalbant), Cebir – Geometri (Şerefnüsa Bayram), Fizik (İlhan Çekem), Kimya (Kemal Bayram), Müzik (Ferit Ginol), Beden Eğitimi (Vakıf Arı), İngilizce (Latife Kafadar), İş Bilgisi ve Resim (Orhan Erek), Tarih (Cemile Koral-Hüseyin Bayaz), Biyoloji (Enver Kutluğ), Müdür (Ali Tekol), Müdür yardımcısı (Ali Bilen).Ve isimleri bu köşeye sığmayacak, daha birçok değerli öğretmenlerimiz vardı. Halen hayatta olan öğretmenlerimize uzun ömürler dilerim, vefat etmiş olanlara da nur içinde yatsınlar diyor, hepsini saygıyla anıyorum. Onlardan çok şey öğrendik. O yıllarda Gaziantep’in tüm Lise mezunları, tüm üniversiteleri kazanırdı, bu günün orta yaşlı veya daha yaşlı Gaziantepli mühendis, doktor, profesör ve müfettiş gibi mesleklerde olanların büyük bir bölümü o yılların Lise öğrencileri idi. O yılların lise öğrencileri spor derslerinde futbol, voleybol, basketbol dışında, hentbol, tenis, masa tenisi gibi spor dallarında da başarılı idi. Lisemiz her yılsonunda müsamere dediğimiz konserler verirdi. Bayram törenleri şahaneydi. O yıllarda sanat ve kültüre her zaman çok değer verilirdi. Benim okuduğum Lise yıllarımda 1958-1959 yıllarında Gaziantep’te ünlü müzik hocamız Ferit Ginol başkanlığında Filarmoni Derneği vardı (tıpkı Viyana gibi). Eski körler okulunun olduğu yerde idi.Ben de bu dernekte hem keman çalardım hem de koroda idim. Gaziantep’te 1959 yılı ilkbahar aylarında halkımıza çok başarılı bir de konser vermiştik ve çok beğenilmişti. Ne güzel ve nostaljik günlerdi onlar. Bu günün öğretmenleri de tabi çok değerlidir. Herhalde öğrenciler daha az ders çalışıyor olabilir veya onlara gösterilen teşvikler az, sosyal faaliyetler yetersiz kalıyor, yemek, içmek, gezmek, eğlenmek hep ön planda oluyor olabilir. Malum bazı dernek faaliyetlerinde bile, lahmacun, kebap, baklava partileri ön planda geliyor. Başarılı öğrencileri ile ismi ve değeri unutulmayan sanatçıları ile folkloru yanında Türk Sanat Müziğine katkısı olan bestecileri ve şairleri ile bilim ve kültür adamları, sporu, sosyal etkinlikleri, ressamları, tiyatrosu ile Gaziantep’in unutulmaması gereken tüm değerleri ile Gaziantep’e “Güneyin Paris’i” denen 1950 li yılları tekrar hatırlayarak “Marka Şehir” tabirini daha da eksiksiz hak etmek gerekiyor. Sadece yemek ve tatlı kültürü ile folklor ile el sanatları ile ve Sanayi şehri olmakla Marka şehir olmak yetmiyor bence. Kültür ve sanat değerleri ve ülke çapında öğrenci başarıları ile bunun takviyesi gerekiyor. İnşallah önümüzdeki yıllarda bu eksik başarılar da tamamlanır. Selamlar. Erol Güngör.